Related Posts with Thumbnails

Monday, October 26, 2009

Samimi Bir İtiraf


Seyyar kelimesi, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre 1.Belli bir yeri olmayan, gezici, gezgin. 2.Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, portatif anlamlarına geliyor. Yani tam da benim durumumu ifade ediyor. Katlanabilir dünyam, portatif dünyam...

Dünyamın seyyar hale gelmesi aslında eşimle tanışmamla başladı. Zira kendisi, mesleği gereği hayatının çoğunu yurt dışında geçirecekti. Üniversitenin son sınıfında öğrenci iken ailem de dahil olmak üzere herkesin bu kız evlenmez dedikleri ben, doğru insanı bulduğuma inanarak kendisiyle evlenmeye karar verdim. Evlendikten bir sene sonra çıkacak olan tayini ''duyulan lüzum üzerine'' 2007 sonbaharında başlamak üzere mayıs ayında açıklandı.

İlginçtir ki, tayin haberini AŞTİ'de aldım. 15 dakika sonra kalkacak olan Havaşı bekleyen eşim, ışıl  ışıl bakan gözlerle ''Tayinim nereye çıktı biliyormusun?'' dedi. O an hissetmiş gibi ''Afrika  mı?'' dedim.''Evet, Kenya'ya gidiyorum.''dedi.Benim ne düşündüğümü öğrenmek istercersine bana bakıyordu ama ben ise kafamda o anda şimşek hızıyla beliren onlarca sorunun cevabını bulmaya çalışıyordum. Daha okuldan bile mezun olmamışken, evlenme kararı almışım bu gelişmenin oluşturduğu şoktan kurtulamayanlar Afrika'yı duyunca ne yapacaklardı? Babam, ben seni yamyamlara yedirmem demez miydi? Tayini  Avrupa'ya çıksaydı koşarak gidecek, Afrika olduğunu duyunca yan mı çizecektim? İyi gün dostu muydum?...Bir karar vermem ve bu kararımın arkasında durmam gerekiyordu. Hamlet'in ikilemini, Shakesper  ''Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu!'' sözleriyle dile getirirken, ben de kendi kendime ''Gitmek ya da kalmak, işte bütün meselem bu !''  dedim. Gidersem mi yoksa kalırsam mı daha mutlu olacaktım? Benim için aşk Afrika'da mıydı? Benim yerimde o olsa, herşeyini bırakıp benimle birlikte gelirmiydi oralara?'' Kafamda oluşan soru baloncukları, kalbimin sesini dinlemeye başladığım an kaybolmaya başladı. Gitmeliydim, bir başkası için değil, sevgim için gitmeliydim, zira kutsaldı kendimce, kimi sevdiysem onun için gitmeliydim...

21 yorum:

ilksen said...

Kendimi kitap okuyormuşum gibi hissettim ve arka sayfaya geçme devamını okuma isteği uyandı içimde çok güzel,çok içten yazılmış... Bence kesinlikle devam etmelisin takipçinim :))

Anonymous said...

bende ilksen'e katılıyorum,ileri tuşu aradım ama bulamadım. her okuduğum cümleyi hayalimde canlandırdım,çok güzel ve içtendi:) litfen devam et canım. Ellerine,yüreğine,sevgine sağlık:))
Burçin

Onur POLAT said...

Duygularını dinleyerek yapmış oldukların gerçekten çok etkileyici. Herkesin senin gibi cesur olabileceğini sanmıyorum. Zaman herbirimizi farklı mekanlara sürükledi, fakat kaçımız kalbimizin sesini dinleyerek hareket etmişizdir. Veya, kaçımız şu an bulunmak istediğimiz yerdeyiz. Aynı sıralardan geçmiş biri olarak, cesaretinden dolayı seni kutluyorum. Bundan sonraki yaşantında da herşeyin istediğin gibi olmasını dilerim.

nesrin said...

senin çok farklı olduğunu çok önceden biliyordum sen zaten küçük şehrin büyük büyük ve özel kişisiydin yazdıklarında çok hoşumuza gitti asi kız bizi şaşırtmaya devamet seni izlemeye devam ediyoruz bize gittiğin yerlerden fotoğraf gönder ayşe&serdar-kaan-sıla öztürk

özge said...

mehtapcım çok çok güzel elime yeni bi roman almiş gibi hissettim kendımı ama girişi okuyabıldım henüz:(( sabırsızlıkla beklıyorum lütfen dewam et harika yazmışşın diline yüreğine sağlık...

Gürkan said...

Yazdıkların gerçekten çok güzel mutlaka gerisininde geleceğini okudum satırlarında. Okulu bitirdikten sonraki hayatını çok iyi bilmesemde sağdan soldan duyduklarımla gerçekten hayretler içinde kalıyorum. Çünkü belki çoğumuzun cesaret edemeyeceği bir yola çıkmışsın. Allah yolunu, yolunuzu, ufaklıkla beraber hepinizin yolunu açık etsin.
Buraya yazmaya mutlaka devam et çünkü okunmaya değecek bir hayat hikayen olacağına eminim.

dilek said...

canım benim, gözlerim doldu okurken, aklıma yıldız amfide, bize ilk anlattığın zaman geldi :( hayat seni kalbinin götürdüğü yere götürdü, keşke herkes senin kadar şanslı olabilse...

Burak said...

Canım Arkadasım cok guzel yazmıssın ellerine saglık.Kendini Cok içten,samimi ifade etmişsin ki buda sanki olayları ben yasamısım gibi hissettiriyor.Sabırsızlıkla yazılarının devamını bekliyorum ve son olarak da Hayat zor kararlardan gecer sen bence en dogru olanı yapmıssın..

B.B.B. said...

"O benim yerimde olsa, benim için bunu yapar mıydı?"

Zaman zaman çoğumuz düşüyoruz bu soruya sanırım. Ve belki de aşkta sorulmaması gereken sorular listesinin başında geliyor bu soru... Muhasebeli bir aşk kalıyor elimizde, böyle sorduğumuzda.

Doğru cevabı vermişsiniz kendinize. "...kalbin sesini dinlediğinde..." kaybolmalı o sorular :)

Ne güzel olmuş!

Hem ne maceralara ne deneyimlere açılmış o aşk...

Ne güzel olmuş...

Sevgiler,
Banu

engin ileri said...

benim bitanecik dünyalar güzeli ablam ;

senin gibi çılgın bir matematikçi nasıl oldu da böyle sürükleyici,akıcı ve bir sonraki satırını merakla beklediğim yazılar yazıyor hala anlam vermiş değilim ki sen benim tanıdığım en mükemmel matematikçisin.
yasadıklarınızı o kadar guzel anlatmıssınki bir coğuna şahit olmama ve senden dinlememe ragmen o kadar buyuk heyecan ve istekle okudum ki bir an kendimi bu hikayenin içinde buldum :) devamını bende herkes gibi sabırsızlıkla bekliyorum .......

"O benim yerimde olsa, benim için bunu yapar mıydı?"

sana yürekten cevap veriyorum..... EVET.......

İrem said...

Mehtap hani İskender Pala, Kitab-ı Aşk'ın bir yerinde "Aşk ki vardır, gerisi vesairdir" der. Bunu ilk okuduğum anda çok etkilenmiştim ve çevremden örnekler, geçmişten bununla ilgili notlar, hikayeler aramıştım. Bu arayış esnasında da aslında Aşk'ın aramakla bulunamayacağını ama bununla birlikte bulanların da hep arayanlar olduğunu öğrendim.. Bu yazıyı okuduktan sonra da seni düşündüm uzun uzun. Aklıma seninle ve o tertemiz kalbinle ilgili o kadar çok söylenecek şey geldi ki.. Hep çok farklı, hep çok güzel, hep ne yaptığını bilen sevgi dolu bir yürek geliverdi aklıma.. Evliliğini ve gideceğini ilk duyduğum an hiç şüphe ya da tereddüt duymadım seninle ve yaptıklarınla ilgili. Dedim ki, "Mehtap yapıyorsa bir bildiği vardır.. O seviyordur ve muhakkak ki çok seviliyordur..". Şimdi bu okuduklarımdan da anlıyorum ki, bu konuda hiç yanılmamışım.. Evliliğini ve Kenya'ya gideceğini ilk duyduğum an, oradan seninle ilk konuştuğumuz an, tatlı yeğenime hamile olduğunu ilk işittiğim an, Kuzucuk'un resimlerine ilk baktığım an hep gözlerim dolu dolu seni ve hayallerini düşündüm.. Şimdi bu yazdıklarınla seninle konuşuyor gibiyim adeta. Keşke diyorum bir taraftan da yüz yüze dinleyebilsem bu yaşadıklarını ve hissettiklerini. Ama sen yazmaya devam et Mehtap.. Yazdıkların sayesinde muhabbet edelim seninle karşılıkla konuşamasak da ;) Yüreğine sağlık canım benim... Kalbine, ellerine, düşlerine, emeğine, sevgine sağlık...

nilly said...

Merhaba Mehtap, biraz önce Anne ve Bebişi'ne yazdığın yorumu görünce merakıma yenik düştüm. İyi ki öyle olmuş çünkü yazdıklarını bir çırpıda okudum ve çok beğendim. Blogunu başından yakalamış olduğumada svindim. Maceralarını okumak için sabırsızlanıyorum. Blog dünyasına hoşgeldin.

Ahmet Alper said...

Kenya mı???Egzotik bir lezzet olmalı hayatınız.

Nur Vural said...

İlginçtir ki bende bloğunu dün keşfettim:) Bu bloğun sana ait oluşuna ve aynı zamanlara denk gelen blog keşiflerine ise tesadüf mü demeliyim bilmiyorum.

Uzakta yaşadığını, ve sürekli yer değiştirdiğinizi duyuyordum. Şimdi de senin kelimelerinle okumuş oldum. Aklımdan geçmiştir muhakkak zorluğu.

Ne güzel yazmışsın, ne güzel dile getirmişsin. Sen hep yaz, yaşadığın kentlerin fotoğraflarını çek bize...

Tanışmak ümidi ile sevgiyle kal.

pınar said...

Canım arkadaşım Mehtap!bloğunu gördüm ve paylaşılmışlıklarımız adına sana yazmak istedim.hayatta olduğunu ve mutlu olduğunu bilmek çok güzel...kim olduğumu düşünüyorsundur şu an...seni çok seven ve hiç unutmayan arkadaşın Pınar KUŞÇU

Ayşe'nin Gazetesi said...

Afrika'ya gitmek ne heyecan verici bir şey her türlü zorluğuna rağmen. Eşimin işi dolayısıyla Moskova'dayız. Keşke bizim de sizin gibi tamamen farklı bir kültürüm içinde olma şanşımız olsaydı. Napalım sanırım şimdilik sizin fotoğraflarınıza bakmakla yetineceğiz :)))

Sevgiler

Ayşe

kardelen said...

yeni takipçinim,bloğunu şöyle bir dolaştıktan sonra bu yazını okudum.çok güzel,çok içten yazılmış bir yazı..seçimler insan hayatında önemlidir herkesin bildiği gibi. sen zor ama güzel bir hayat seçmişsin ;)

Ayşın Önol said...

Tek kelimeyle müthiş. Ne mi? Hem hayatın hem de kalemin. Lütfen daha çok anlat. Sevgiler.

pink isn't color.. said...

Görmek istediğim yerler, en hoş yorumlarla ve yorumu yapan kişinin objektifiyle çekilmiş fotoğraflarla bezenmiş.. cidden harikasınız.. okumak ayrı bir keyif..

Göçebe said...

Pink isn't color iltifatlarınız için çok teşekkür ederim. Yazdıklarımın beğenerek okunduğunu bilmek çok keyifli.

Sevgiler

Sedo kız said...

Ne samimi bir itiraf ve ne güzel bir yazı.
Ben'den de bir itiraf,daha ilk okuduğum yazısıyla sevdim kalbinin sesini dinleyen bu kadını ...
ve büyülü Afrika...amansız takipçiniz olacağım,kesin.