Related Posts with Thumbnails

Thursday, August 5, 2010

SÃBUN ~ Ĩ BAŞLANGIÇ

Cilt Kanseri
 Doğal olmayan yollarla üretilen ve marketlerde rafları süsleyen bir çok sabunu ilk kullandığımızda kendimizi deterjanla yıkanmış bir bardak gibi gıcır gıcır ! hissedebiliriz. Cildimiz bütün yağlarından arındığı için bunu temizlik olarak düşünüp kısa süreliğine mutlu olabilliriz. Kullandığımız  bu ürünlerden dolayı cildimizde meydana gelen aşırı kurumayı da önemsemeyebiliriz.

Ancak yapılan bir çok araştırma gösteriyor ki  marketlerde rafları süsleyen ve doğal olmayan yollarla üretilen sabunlar, metabolizmamızı alt üst edip,  bağışıklık sistemimizi zayıflattığı gibi, içlerine katılan ve derimiz aracılığıyla vücudumuza giren  kimyasallar nedeniyle bünyemizi  adeta koruyucu madde çöplüğüne çeviriyorlar.

Sıvı sabunun içine katılan maddelere bakınca insan bunu daha iyi anlıyor.

sodyumlauriletersülfat (SLES) : yüzey aktif madde
Kokoamiddietanolamid: Köpürme,kıvam artırma
Kokoamidopropilbetain:Cildin tahris olmasını engeller. Ama kullanımında bazı sorunlu vakalar bildirilmiştir.
Sitrik asit: pH ayarlar
EDTA: Raf ömrünü uzatır (güneş nedeniyle oluşabilecek renk değişimini engeller)
Koruyucu: bakteri-maya-mantara karsı koruması için
parfüm: koku
boya: görsellik için makyajlama

Bununla beraber son yıllarda artan cilt kanserlerinin nedenleri kesin olarak bilinmese de buna sebep olabilecek üç neden gösteriliyor. Kozmetik ürün kullanımı, güneşin zararlı ışınlarının artması ve vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması.

Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enst. nin uygun koşullarda üretilmeyen sıvı sabunlarının cilt kanserine neden olduğunu belirten araştırma sonucunu paylaşmak istiyorum.

 "Ekonomik olması nedeniyle kamuya açık yerlerde ve tuvaletlerde kullanılan sıvı sabunların % 100 cilt kanserine sebep olduğunu biliyormuydunuz?
Elinizdeki açık yaralara temas ettiğinde %100 cilt kanseri riski taşıdığını ve Ankara Onkoloji Hastanesi’ne yapılan başvurularda son 4 yılda ‘Cilt Kanseri’ hastalarının sayısının %94 arttığını biliyor musunuz? Özellikle İsveç’ten alınan ‘Sterisol’ isimli dezenfektan içerikli sıvı sabun bu riski en çok taşıyanlardan. ‘Sterol’ adıyla pazarlanan bu sıvı dezenfektan sabuna dikkat edin. Umuma açık yerlerdeki sıvı sabunların hiçbir türünü asla kullanmayınız.
Sağlıklı toplum olmak elimizde. "
Ege Üniversitesi
Nükleer Bilimler Enst
Eğer ben inanmıyorum, araştırmak istiyorum diyen varsa BURADAN araştırabilir.

Sabun hakkında araştırmalar yaparken, nasıl marketten bir biskuvi alırken ürünün içindekiler kısmını okuyorsak, kullandığımız sabunların, kozmetik ürünlerin de içindekiler kısmını okumamızın bizim içn ne kadar önemli olduğunu, sabun alırken biraz pahalı olsa da sağlığımıza yatırıp yaptığımızı düşünerek mümkün olduğunca doğal olanını tercih etmemiz gerektiğini öğrendim.( biraz geç oldu ama olsun)

Doğal ürünlere olan ilgim artıkça daha fazla araştırma yapmaya başladım. Araştırdıkça raflardaki  doğal yollardan üretilmeyen renk renk sabunların vücudumuz için adeta birer zehir olduğu kanaatine vardım.  Ayrıca her ne kadar piyasada  "doğal " diye satılsa da her ürünün gerçekten doğal olmadığını sadece pazarlama stratejisiyle tüketiciye sunulduğundan, markaların, ambalajların cazibesine kapılmamız gerektiğini  öğrendim.

 Ve BBC'de okuduğum   bu  yazı hayatıma yepyeni bir sayfa açmama neden oldu.

 Yazıda kendi sabunlarımızı yapabileceğimizden bahsediliyordu. Nasıl yapıldığı anlatılıyor  hatta tarif bile veriliyordu. Bu haber beni çok heyecanlandırdı ve kendi kendime  "Acaba kendi sabunlarımı yapabilir miyim? Zeytin yağlı, defneli, lavantalı, mis gibi sabunlar? "sormadan edemedim.

Okudum okudum, okudum... uzun bir süre sabunla uyuyup, sabunla kalktım. Rüyalarımda bile sabun yaptım. 

Ve hayallerim gerçek oldu. Kendi sabunumu kendim yaptım. Hem de zeytinyağlı ve biberiyeli. İlk gören peynir zannediyor ama olsun:)

2 yorum:

beste said...

aa ne guzel haber, fotografini koysana memnunmusun sonuctan nasil yaptin kolay mi?

Göçebe said...

Fotoğraf ve sabun tarifi bir sonraki post:)