Related Posts with Thumbnails

Tuesday, January 19, 2010

Pembe Çizmeli Mülteci Çocuk Ve Süt Saati



2008 yılı, Kenya için tam  anlamıyla felaket yılıydı. Halkın Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandığa gitmesinden kısa bir süre sonra patlak veren kargaşa, Kikuyu kabilesinden olan mevcut Cumhurbaşkanı Mwai Kibaki'nin, Luo kabilesinden olan muhalif aday Raila Odinga'yı sandıkta hile yaparak mağlup ettiği yolundaki haberler üzerine patlak verdi. Bazı oyların sayılmadığına dair iddialar da vardı ve yetkililerin iddiaları seçim merkezlerindeki şiddeti körükledi. Kabileler arasındaki anlaşmazlık aniden kaosa dönüşünce, Luolar ile Kikuyular arasında çatışma çıktı. Varoşlarda başlayan şiddet olayları kısa süre içerisinde şehre kadar yayıldı. Kaldırımlarda palalarını bileyen insanlar, yanan lastik görüntüleri günlerce televizyon kanallarında gösterildi.
Yaşanan şiddet olaylarında iki hafta içinde 1000 Kenyalı öldü, 300.000 kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Bunlardan bir kısmı kurulan mülteci kamplarına sığınarak, şiddet olayları bitene kadar burada barındılar. Bir arkadaşımın oraya gönüllü olarak gidip çocuklara ders anlattığını söylemesi üzerine, karınca kararınca bir yardımım dokunur diye ben de gitmek istedim. Kampa gittiğimde gördüğüm manzara  karşısında tüylerim diken diken oldu. Çok ilkel çadırlarda kalan insanlar, dışarıda taşlarla yaptıkları ocaklarda yemeklerini pişiren teyzeler, kirli sularla çamaşır yıkayan kadınlar, yalın ayak çocuklar... Her ne kadar fotoğraf makinemi yanıma alsam da onların bu sefaletinin fotoğrafını çekmeye çekindim, utandım.  Zira buraya turistik bir geziye gelmemiştim ve bu insanlar da poz vermiyorlardı. Fotoğrafını çekmek istediğim yokluktaki  bir hayatı sürdürmeye çalışıyorlardı.Arkadaşım Maria ile birlikte ders vereceğimiz çadırlara doğru ilerlerken bizi gören  çocuklar   "mzungu " (Swahili dilinde  "beyaz insan " anlamına geliyor.)    diye bağırıp, koşarak yanımıza geldiler. Çocuklardan bazıları hayatlarında hiç beyaz insan görmedikleri için saçımı elleyip, kolumu tutuyorlardı. Bir kısmı ise yanıma bile yaklaşmadan,  korkup kaçmayı yeğlediler . İlk başta onlarla birlikte  oyunlar oynayarak, şarkılar söyleyerek  çocukların bir an olsun yaşadıklarını unutmalarını sağlamaya çalıştık. Mülteci kampına edilen yardımlarla alınan defterleri, kalemleri dağıttıktan sonra  resimler yapıp, masallar okuyup, ders çalıştık. Buraya gitmeden önce ihtiyaç duyarım  düşüncesiyle kendi defterimi, kalemimi, silgimi götürmüştüm. Oradaki çocuklardan bir tanesine yanlış yazdığı yazıyı silmesi için silgimi çıkarıp verdiğimde olanlar oldu. Oturdukları yerden kalkan çocuklar silgi için kavga ediyor, herkes silgiyi istiyordu. Silgiyi alanlarda ellerindeki kağıtları rastgele karalayıp, bir hevesle karaladıklarını siliyorlardı. Anlamadığım bir şekilde silgiyi çok eğlenceli buldular.  O an içimden, keşke  elimde onların yaşadıkları kötü hatıraları silebileceğim bir silgi olsaydı diye geçirdim.
blog5
Bazıları hiç konuşmadılar. İngilizce bilmiyorlardı çünkü, ben de Swahili.  Pembe çizmeli çocuk da onlardan bir tanesi. Hayatında ilk kez mzungu görmüş olmanın ürkekliğiyle ilk başta biraz çekingen dursa da daha sonra  birbirimizi çok sevdiğimizden bir an olsun bile yanımdan ayrılmadı. Belki konuşamıyorduk ama ışıl ışıl sevgiyle bakan bir çift göz, kelimelerin taşıyamadığı  anlamlar taşıyordu adımı, ülkemi, dilimi... bilmeyen Kenyalı Çocuk ve benim için.
Ders vakti bittikten sonra sırada süt ve bisküvi saati vardı. Minik  sandalyelerine oturup güzelce sütlerini içip bisküvilerini yedikten sonra ertesi gün görüşmek üzere onlardan ayrıldık. Ayrılırken onların kısa süreliğine de olsa yaşadıklarını unutup, güzel yüzlerinin güldüğünü gördüğüm için içim huzurla doldu. Hayatımda ilk kez çok zengin olmayı istedim,  bu yumurcaklara hak ettikleri yaşamı verebilmek için...Çok fazla şey istemiyorlardı. Yeni bir ayakkabı, yeni bir kıyafet, yeni bir silgi...Mülteci Çocuklar1-1
Aniden patlak veren şiddet, neredeyse aynı hızla sönüverdi. Birleşmiş Milletler'in eski genel sekreteri Kofi Annan, seçimlerden bir ay kadar sonra ülkeye gelip iki tarafı müzakere masasına oturttu. Eğer anlaşmaya varmazlarsa Amerika vizelerinin kaldırılacağını söyleyen Annan, Kibaki ve Odinga'yı iktidar paylaşımı sözleşmesine imza atarak, koalisyon hükümeti kurmaları konusunda ikna etti.
Buna karşılık, televizyonları karşısındaki izleyicilerin zihnine kazınan Kenyalının Kenyalıya uyguladığı şiddet görüntüleri bir gecede silinemezdi. Otel işletmecilerinin olaylarda hiçbir turistin zarar görmediğine dair açıklamalarına da pek inan çıkmadı. İki partinin anlaşmaya varmasından 10 ay sonra bile  turistler ülkeden uzak durmayı sürdürdü. Turizm, ülkenin önemli gelir kaynakları arasında olduğu için bu durum ülkede ekonomik krize neden oldu. Seçimin faturasını daha da fakirleşen halk ödedi.