Related Posts with Thumbnails

Monday, April 19, 2010

AFRİKA’NIN KALBİNDE MACERA DOLU, ROMANTİK VE BİR O KADAR DA TRAJİK BİR HİKAYE: OUT OF AFRICA (BENİM AFRİKAM)

 

En Son Güncellenen4-1 Bir çoğunuzun bildiği üzere Out of Africa (Benim Afrikam), önce romanıyla daha sonra ise ünlü yönetmen Sydney Pollack tarafından yönetilen, Robert Redford ile Meryl Streep’in başrollerini paylaştıkları 7 Oskarlı sinema uyarlamasıyla, birçok insanın Afrika’nın fantastik dünyasıyla ilk kez tanışmalarını sağlamış bir baş yapıt. Karen Blixen, kitabında 1914-1931 yılları arasında o zamanlar bir İngiliz kolonisi olan Kenya’da geçirdiği 17 sene boyunca yaşadıklarını, Masai ve Kikuyu kabilelerini, Kenya’nın doğal güzelliklerini, kahve üretim çabalarının hazin sonunu, başarısız evliliğini ve aslan avcısı sevgilisi ile yaşadığı trajik ilişkiyi, içerisine hayal ürünü öğeler de katarak anlatıyor. Blixen, muhtemelen bu tarz maceraların bir erkek tarafından yaşanmış olması okuyucuya daha gerçekçi geleceğinden, romanı Isak Dinesen takma adıyla yayımlamış.

Blixen, barones olmak her şeye değer deyip 27 yaşındayken kuzeni ile evlendikten sonra, doğduğu yer olan Danimarka’dan ayrılıp Nairobi’ye yerleşir. Eşiyle birlikte kahve tarımına elverişli olmadığı sonradan anlaşılan topraklara tüm servetini yatırıp, kahve yetiştiriciliği serüvenine girer. Çalışkan ve özgür ruhlu birisi olan Blixen, topraklarını ve kendileri için çalışan Kenyalıları çok sever. Kenya’da yaşadığı süre içerisinde yerli  En Son Güncellenen halkla çok sıcak bir ilişki kurar ve kısa süre içerisinde onların sevgisini kazanmayı başarır. Çocuklar ve yetişkinler için kurduğu bir akşam okulu vasıtasıyla onları eğitir, yeri geldiğinde yaralarını tedavi edip, hastalıkları için ilaçlar getirtir. Ancak ne evliliği, ne de işleri yolunda gider. Kocası kötü bir iş adamı ve sadakatsiz bir eştir. Blixen, kocasında bulamadığı aşkı kendisi gibi özgür ve maceracı bir ruha sahip olan avcı Finch Hatton’da bulur. Lakin Hatton, bir uçak kazasında hayatını kaybeder.

Başarısız evliliğine, sevgilisi Denys Finch Hatton’la yaşadığı trajik ilişkiye ve kahve üretim çabalarının sonuçsuz kalmasının ardından topraklarını satarak Danimarka'ya geri dönmek zorunda kalmasına rağmen Afrika’yla bağını hiç kaybetmeyen Blixen, bu bağını annesine gönderdiği bir mektubunda “gelecekte nerede olursam olayım, Ngong’ta (kahve tarımı yaptıkları bölgenin karşısındaki tepeler) yağmur yağıyor mu diye merak edecekmişim gibi hissediyorum” diyerek ifade eder. (blixen'in safari fotoğrafları (aslan avı))

Blixen’in bu bağlılığı bir bakıma karşılıksız değildir de. Nairobi, kitapları sayısız dile çevrilmiş dünya çapında bir yazara ev sahipliği yapmanın gururunu hala taşımaktadır. Esasen Nairobililer, Karen Blixen’e olan  sevgilerini onun yaşadığı, evinin ve kahve plantasyonlarının bulunduğu bölgeye onun ismini (Karen) vererekEn Son Güncellenen3   ifade etmişler.

Kenya’da yaşayan bir grup Danimarkalı, 1980’lerin başında, İsveç Prensi, Galler Prensi gibi çok önemli şahsiyetlere ev sahipliği yapmış Karen Blixen’in Nairobi’deki evinin bir müzeye dönüştürülmesi için harekete geçmişler. Bu proje, Blixen’in doğumunun 100. yılı ve aynı zamanda Benim Afrikam filminin gösterime girdiği yıl olan 1985 yılında hayata geçirilmiş ve müze, kapılarını ziyaretçilere açmış. Böylece Kenya’da kolonyal hayatı ve Benim Afrikam’ın geçtiği mekanları görmek isteyenlerin ziyaret edebileceği yeni bir turizm merkezi ortaya çıkmış.

Ben de Karen Blixen müzesini ziyaret ettiğimde, içinde bulunduğum zaman diliminden sıyrılıp neredeyse bir asır öncesine, Blixen’in Nairobi’deki günlerine gittim. Bir çoğu orijinal olan müzedeki eşyalar, o dönem bölgede yaşayan Batılı yerleşimcilerin hayatlarını anlamak açısından eşsiz bir fırsat sunuyor insana. Oturduğu koltuğu, yattığı yatağı, kahve içtiği fincanı, çeşitli eşyaları ve Nairobi’ye gelirken kullandığı bavulu görmek, filmin de etkisiyle beni o döneme aldı götürdü. O güzel öyküleri anlatan, Ernest Hemingway’in Nobel ödülünü alırken “bu ödül Karen Blixen’in hakkıydı” dediği efsanevi yazarın ölmeden önce çekilen son fotoğrafını gördüğümde ise büyük bir üzüntü duydum. Kendisine kocasından geçen frengi hastalığıyla savaşmak içinEn Son Güncellenen2-2  kullandığı arsenik vb. kimyasallar (yoksa zehirler mi demeliyim) ve çokça tükettiği sigaranın da etkisiyle  oldukça zayıflamış ve kırışıklıklarla dolmuş yüzü, hayalimdeki kendinden emin, maceracı ve savaşçı Karen Blixen fotoğrafı ile tezat oluşturuyordu. Hayallerimdeki Karen, sanki hiç ölmeyecek kadar hayat doluydu...

 

 

 

 

 

En Son Güncellenen8

En Son Güncellenen6

En Son Güncellenen7