Related Posts with Thumbnails

Friday, May 14, 2010

IRKÇILIK

Irkçılık nedir sizce? Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ırkçılık: İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti anlamına geliyor. Ancak  biz Türkler hiç de ırkçı bir millet değilizdir. Çünkü dedelerimizin bir sömürgecilik geçmişi yoktur, dinimizde tüm insanlar eşittir. Hal böyleyken biz nasıl ırkçı olabiliriz ki!
Ne yazık ki bu  düşüncelerim Afrika’ya gittikten sonra içimize sinen ve dışarı çıkmak için fırsat kollayan ırkçı yanımızın farkına vardığımda değişti. Şahit olduğum olaylar “kesinlikle ırkçı bir insan değilim" diyen kişilerin bile aslında birer pasif ırkçı olduklarını lakin bunun farkında olmadıklarını anlamamı sağladı. Neden mi?
Önce bir kaç örnek:
Türkiye’den Kenya’ya yardım amacıyla giden bir grup yardımsever doktor, oradaki ihtiyaç sahiplerine vermek üzere yanlarına aldıkları ilaç, kıyafet vb. malzemeleri içeren kolilerinin Kenya’ya vardıklarında görevliler tarafından aranmak istenmesini yadırgamışlar. Üstüne üstlük getirdikleri bu yardım malzemelerinden gümrük vergisi alınmak istenmesini de çok saçma bulmuşlar. Ne de olsa ta Türkiye'den kalkıp Kenyalılara yardım etmek amacıyla buralara kadar gelmişler, Kenyalı görevlilerin onlara hoş karşılamalarını, güler yüz göstermelerini beklemek hakları değil mi? Oysa tam tersine görevlilerle aralarında şu konuşmalar geçmiş:
Görevli: Ülkeye kontrolsüz ilaç sokamazsınız, yasak.
Doktor: Yardım getiriyoruz kardeşim, ne diye zorluk çıkarıyorsun, safaricilerin eşyalarını neden kontrol  etmiyorsun da bize taktın durduk yere.
Görevli: Senden mi öğreneceğim işimi.
Başka Bir Doktor:  Tamam vergisini ödeyelim de gidelim artık .
racism4Görevliler sonunda bütün kolileri tek tek açmışlar. İlaçların, kıyafetlerin, hatta çocuk tokalarının fişlerini görmek istemişler. Fişler olmayınca kafalarına göre fiyatlar belirlemeye başlamışlar. Açılan koliler tekrar bantlanmış ve doktorların bir kısmı sayılan kolileri alarak dışarı çıkmış.
Görevlilerin bir kısmının rüşvet almak amacıyla zorluk çıkardıkları aşikar ve yardımseverlerin canının sıkılması da doğal. Ancak insan ilk bakışta yardımseverlerin ne kadar mağdur olduğunu düşünse de, biraz daha düşününce aklına şu sorular geliyor:
Üçüncü dünya ülkesine gelmek demek resmi hiçbir kurumla irtibata geçmeden o ülkeye elinizi kolunuzu sallayarak kolilerce ilaç sokabileceğimiz anlamına mı geliyor? Ne malum o ilaçların sahte olmadığı veya sizin onları piyasada satmayacağınız, hatta ne malum bu ilaçları  oradaki insanlar üzerinde  denemeyeceğiniz?! ABD'ye veya bir AB ülkesine giderken aynı şeyi yapmaya cesaret edebilir misiniz?
Başka bir örnek: Afrika'da yaşayanların bir kısmınca yapılan bir "tespittir": "bu Afrikalılar iyi beslenmedikleri için kafaları çalışmıyor."
Birincisi bu insanların kafalarının çalışmadığı filan yok. Daha önce de verdiğim bir örneği tekrar edeyim. Süpermarket kasasında bir ürünün barkodu olmadığını görünce kasiyer yanındaki görevliyi ürünün barkodunu öğrenmeye gönderdi. Marketin ta öbür ucuna giden görevli kasaya eli boş dönünce şaşırdık. Meğerse 10 küsur haneden oluşan barkod numarasını ezberlemiş! Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
İkincisi, aldıkları gıdalar zihinsel gelişimleri için gayet yeterli. Ana yemekleri mısır unundan yapılmış ugali. Beslenme uzmanı değilim ama mısırın da diğer tam tahıllar gibi oldukça besleyici olduğunu, folik asit vs. içerdiğini gayet iyi biliyorum. Zaten mesele beslenmeyse özellikle kırsal bölgelerimizde yaşayan herkesin "ekmek kafalı" olması gerekmez mi! İnsanlık tarihinin çoğu boyunca herkesin modern batı insanı kadar çeşitli beslenemediği de zaten hepimizin malumu.
Evet doğru Kenya'da bir çok iş rüşvetle dönüyor, suç oranı nispeten yüksek, özellikle karşılıksız yardımlara alışmış eğitimsiz Kenyalılar biraz tembel, ama bu onlar hakkında acımasız genellemeler yapmayı, diğer bir deyişle onların gizliden gizliye bizden aşağı olduğunu ima etmemizi gerektirmez ki! Belki bugün durum biraz farklı ama bundan çok değil 30-40 yıl önce Batı Avrupa veya ABD'den Türkiye'ye gelip iş yapmaya çalışsaydınız işlerin yürüyüş hızı hakkında siz ne düşünürdünüz? Bürokratik sorunlar batılıların üstün ırk olduğunu mu gösterirdi? Oysa durum çok açık: hepimiz eşit doğuyoruz ama eğitim (okuldan ziyade belki de ailenin verdiği eğitim), yönetim gibi faktörler bir kısmımızın daha disiplinli, verimli vs. olmasını sağlıyor.
Bir de işin diğer boyutu var tabii ki. Bazı Afrikalılar da beyazlara karşı ırkçı duygular içerisinde. Hastane bahçesinde park yeri ararken arabasıyla bizi taciz eden bir kadın, yıllarca ülkesini sömüren beyaz insana karşı biriktirdiği öfkeden olsa gerek el-kol hareketleri eşliğinde  "ülkenize dönün" diye bağırmıştı. Kendimi anlatma fırsatı olsaydı, benim hangi milletten olduğumu, orada ne iş yaptığımı dahi bilmeyen bu kadına ülkeminracism Kenya'ya  hiçbir koşul/karşılık olmaksızın sırf 2009 yılında açlıkla mücadele için 1 milyon Dolarlık yardım yaptığını, bizim Kenya'yı sömürecek herhangi bir aktivitede bulunmadığımızı, birilerine kızmak istiyorsa bunun 10.000 Dolar maaş alan Kenyalı milletvekilleri olabileceğini söylemek isterdim.
Sonuç olarak ırkçılık bizim de içimizde düşündüğümüzden daha fazla kök salmış bir hastalık. Irkçı olmak için yandaki resimde görülen şekilde plajları "sadece beyazlar içindir" ibareli levhalarla ayırmak gerekmiyor. İnsanları renklerine, etnik kökenlerine, dinlerine göre tasnif edip haklarında genellemeler yapmak ırkçılığın ta kendisi. Biliyorum bir kaç örneğe bakarak genellemeler yapmak, düşünmeyi, bilgi sahibi olmayı gerektirmeyen gayet kolay bir anlamlandırma yöntemi ama  "bizim gibi yüce hasletlere sahip zeki insanlar! ", böyle basit yöntemlere zaten başvurmazlar değil mi :) Yine de biraz daha dikkat lütfen!
Technorati Etiketleri: ,,,