Related Posts with Thumbnails

Thursday, July 29, 2010

AŞK ÇEŞMESİ (FONTANA Dİ TREVİ)


İtalya ve Roma denilince pek çok insanın aklına ilk gelen yerlerden birisidir Fontana Di Trevi. İtalyancada çeşme anlamına gelen fontana ile  üç yol anlamına gelen tre vie kelimelerinin birleşmesinden oluşan Fontana Di Trevi üç yolun kavşağında bulunduğu için bu ismi almış. Ama ne hikmetse Türkçe'ye Aşk Çeşmesi olarak çevrilmiş.
Heykel ve mimarinin çok güzel biçimde kaynaştığı Trevi Çeşmesi'nin üzerinde deniz kabuğu şeklinde at arabası, arabayı çeken denizden çıkan kanatlı atlar ve arabada bulunan mitolojik deniz tanrısı görünümü bulunuyor. Roma'nın tarihi merkezinde bulunan, 25.9 metre uzunluğunda ve 19.8 metre genişliğindeki Aşk Çeşmesi, barok mimarinin şaheserlerinden biri olarak tanınıyor.
Ayrıca Trevi Çeşmesi'nin  yapılışına dair bir de efsane var. Bu efsaneye göre Roma ordusu savaştan dönerken uzun süre su bulamaz. Derken karşılarına çok güzel bir kız çıkar ve Romalı askerlere bulunduğu yeri kazarlarsa su çıkacağını söyler. Askerler güzel kızın tarif ettiği, şu anda havuzun bulunduğu yeri kazarlar ve su bulurlar. Bu hikaye havuzun üstünde bulunan kabartmalarda da resimlerle ifade ediliyor.  Dikkat edilirse kabartmalarda Romalı askerlerin yeri kazdığı ve yanlarında çok güzel bir kızın bulunduğu görülebilir.


Havuza para atmak bir gelenek haline gelmiş. Havuza arkanızı dönerek sol elinizle para atarsanız Roma'ya tekrar geleceğinize inanılıyor. Ancak  havuza para atmadan önce dilek tutanlar da yok değil. Tabii burada La Dolce Vita (Hayat Güzeldir) filminde, Anita Ekberg'in yaptığı gibi havuza girmek yasak.


Dartanyan Aşk Çeşmesi'nde para toplarken
Gün içerisinde atılan ve her akşam toplanan paralar Roma'nın fakirlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılıyor. Fakat geçimini Aşk Çeşmesi'ne atılan paraları toplayarak sağlayan  Robertto Cercelletta bu konuda yetkililere pek fırsat vermiyormuş. Havuza  girip, atılan paraları toplamadaki çabukluğuyla üç silahşörlerden biri olan Dartanyan'ın adıyla anılan bu kişi,  yevmiyesinin kesilmesi üzerine kararı protesto etmek için çeşmeye atlayıp, göbeğini jiletlemiş.


Aşk çeşmesinin bulunduğu meydanda pizza restoranları, ayakkabı mağazaları, dondurmacılar... var. Çeşmenin tam karşısında Haziran ayında bile size kestane yeme fırsatı veren (5 tane kestane 3 euro) kestaneci amca, meydana bakan ara sokaklarda ise minik hediyelik eşya satan dükkanlar ve gerçek olduklarını iddia ettikleri Gucci, Louis Vuitton çantaları 25-40 euroya satan zenci seyyar çantacılar bulunuyor.


 Not: Aşk Çeşmesi videosunu, taşınma esnasında cd yi kaybettiğim için ekleyemedim.  En yakın zamanda tekrar çekim yapacağım.

Sunday, July 25, 2010

TAŞINDIK


 Sonunda yeni evimize taşındık. Eve ilk gittiğimizde ev sahibemizin bizim için bahçesinden kopardığı bu güzel çiçek ve üzerinde "Güle güle oturun. Evime iyi bakın. " yazan bir not karşıladı bizi. Hoş bir başlangıç oldu bizim için.

Ancak sonraki süreç için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Ev sahibimizin cimriliği ( o kadar ki halıları, terastaki  demir saksı ayaklarını bile almış!) işgüzarlığı, oğlumuza herşeyi yıkıp-kıracak gözüyle bakması, İngilizce bilmeyişi, emlakçımızın bize gösterdiği ev karşılığında bir aylık kira parası almasına rağmen  bizi değil de ev sahibini kayırması, eve dokuz kez gelen ve haftaya tekrar gelecek olan perdecinin sinir bozucu yavaşlığı,  neredeyse çat kapı gelen tadilatçıların bitmeyen işleri, bir cümleyle anlatılacak şeylerin 30 cümleyle anlatılması yüzünden uzayan telefon görüşmeleri...

Bu kadar sinir bozucu hadisenin üzerine bir de İtalyanca bilmeyişim eklenince  bu durumun ne kadar can sıkıcı olduğunu tahmin edebilirsiniz. Eve gelen ev sahibiyle, perdeciyle, tadilatçıyla...adeta sessiz sinema oynar gibi el kol hareketleriyle, tuhaf tuhaf sesler çıkartarak birbirimize derdimizi anlatmaya çalıştık. Anlatamadığımız yerde de emlakçı ve tercüman arkadaşımız imdadımıza yetişti.

Bu can sıkıcı sürecin bana faydası olmadı değil. Az da olsa derdimi anlatacak kadar İtalyanca kelime öğrendim. Mesela ev telefonumuzdan beni arayan eşim, telefonu  "Pronto (alo, buyrun) . Sono (ben)Göçebe.  Scusi(affedersiniz), no italiano "diyerek açtığımda çok güldü. Bunları ve pek çok kelimeyi  perdecimizden ve ev sahibimizden öğrendim :)