Related Posts with Thumbnails

Thursday, May 19, 2011

Orvieto 1

Orvieto, Roma'ya yaklaşık 130 km. mesafede, 300 metre yükseklikteki volkanik bir platoya kurulmuş küçük ama etkileyici bir şehir. Kent, üzüm bağlarının ve bahçelerin olduğu yemyeşil bir doğanın ortasında adeta bir kale gibi yükseliyor.



Aracınızla şehrin merkezine kadar gidip trafiğe kapalı alan öncesinde park edebileceğiniz gibi, trenle geliyorsanız yamacın dibinde yer alan tren istasyonundan şehre gitmek için fünikülere binebilirsiniz.







Taş evleri ve daracık sokaklarıyla hoş ve bir o kadar da tanıdık bir havası var şehrin.



Efsanevi Fiat 500 (Cinque Cento) tam da bu sokaklar için yapılmış.




Kentin en önemli turistik noktası, İtalya'nın en önemli katedralleri arasında gösterilen Duomo. Katedralin 1263'te başlanan inşaatı üç asır boyunca devam etmiş. İnşaatin bu kadar uzun sürmesinin nedeni ise teknik ve siyasi zorluklar ile kullanılan malzemelerin pahalı olması ve inşaatta görev alan ünlü sanatçıların ücretlerinin ödenmesindeki güçlükler.



Katedralin en dikkat çekici yanlarından birisi olan ön cephede yer alan kabartmalar, döneminin en ünlü sanat eserleri arasında gösteriliyor.




Toplam 4 büyük parçadan oluşan kabartmalarda, Adem ve Havva'nın yaratılışından kıyamete kadar Hristiyanlığa göre insanlık için önemli bütün olaylar son derece canlı bir biçimde tasvir edilmiş.




Tahmin edebileceğiniz üzere yukarıdaki kabartma cehennem tasvirine ait.




Katedralin bence en etkileyici eserlerinden birisi, Scalza tarafından 1579 yılında yapılan ve sekiz yılda tamamlanan Pieta. Pieta, Hristiyan sanatında Hz. Meryem'in Hz. İsa'nın cansız vücudunu kucağında tuttuğu eserlere (genellikle heykel) verilen isim. Bunlardan en ünlüsü tabii ki Michelangelo tarafından yapılan ve halen Aziz Petrus Bazilikası'nda bulunan heykel.




Bu etkileyici heykel adeta canlı gibi. Ayrıntılardaki mükemmeliyet harikulade.




Koldaki damarlar, eldeki mıh izi.



Yara ve akan kanlar.

Son bir not: Blogumu takip ederek daha fazla gezmemi ve keşfetmemi teşvik eden siz değerli okuyucularıma bundan sonra gittiğim yerlerden kartpostal göndermek istiyorum. Orvieto yazılarıma yorum yazanlar arasından çekeceğim kura sonucu bir arkadaşımıza ilk kartpostalı göndereceğim... 




13 yorum:

BuRCu said...

Notunu görmesem de yorum yapacaktım belirtmek istedim :)

Taş evler, dar sokaklar bana Şirinceyi anımsattı. Şaraplar, çeşitli dükkanlar, tarih kokan sokaklar... Eserlerdeki işçilikler gerçekten harika. Elinize sağlık.

Griffith said...

Adamlar 16. yüzyılda böyle görkemli heykeller yaparken biz hala minyatür sanatıyla uğraşıyorduk. Ne acayip. :)

Pek şirin bir yermiş Orvieto. Negzel yerler var yav... Hmpff...

Sıradan bir balık said...

O sokaklarda kaç kez gezdim hatırlamıyorum; sokakların her köşesini, yerlerdeki taşların hangi şekil olduğnu bile!
Sokaklarda yatan kedilere bayılırdım;üzerinden zıplar geçersin de umurunda olmaz.Resimler çok güzel, emeğine sağlık.

bolkepce said...

Dediğiniz gibi heykel o kadar etkileyici ki, adeta canlı!
Dün neredeyse bütün gün blgunuzu inceledim. Afrika'dan Malta'ya, ordan Roma'ya gidişinizi, tüm yazdıklarınızı okudum, fotoğrafları uzun uzun inceledim. Gözümün önünde canlandı sanki her şey. Çok beğendim çok.
Önce siz beni bulduğunuz için teşekkür ederim.
Merakla takipteyim bilesiniz.

fatma said...

Gezi yazılarınızla farklı kültürleri hoş fotograflarla tanımak güzel oluyor. Teşekkürler.
Bu arada İtalya benim için hayal, umut...

Ümit (Toprak) Yardım said...

Not: Son bir notunuzu görmesem yorum yazmayacaktım :) Gizli takip güzel iken, bir anda İtalya'dan kartpostal alma heyecanını damarlarımda hissettim. Tüylerim damarlarımla olan paralelliğine karşı geldi ve hepsi mikrotitremelerle ayakta, kartpostalı bekliyorlar :)

Yazı hakkında ise hissettiklerimi yazmak pek de zor değil benim için. Küçük ama yüksekte bir şehir. Küçük düzen ve onun sevimliliği...
Küçük şehirde büyüklüğü temsil eden katedral, katedrali muazzam kılan sanat eserleri... Gerçekten sanat yapanların ulaştığı hazzı simgeliyor bana... Daracık sokaklar ise yakınlığı ve sıcaklığı. Hiç gitmesem ve gidemeyecek olsam da, orada gelişen dostlukları ve komşulukları hissedebiliyorum. Ve biliyor musunuz Osmanlı döneminde sokaklar da böyle yakınmış birbirlerine. İnsanlar komşusunu ve onun ihtiyaçlarını bilir, ona yardımcı olurlarmış....

Son bir not: :)) Gitmeden de gösterdiğin yerler için sonsuz teşekkürler...

Anonymous said...

güzel yerler, güzel bakan gözler ve güzel fotoğraflar... bizde sizinle beraber gezdik oralarda...
sevgiler
Neslihan

viva said...

Ay cok sevindim blogunuzu bulduguma, roma tatilim icin hemen bu yerleride not aldim. Ne güzel bir blog, cok sagolun tavsiyeleriniz icin!! : )

hicaz said...

seneler evvel gitmiştim. Yazınızı okurken tekrar dolaştım sokaklarında İtalya'nın. En çok Siana'nın... Dünyanın en küçük penceresinin solundaki dar yokuştan indim, Meyrem Ana'nın eteğinin boylu boyunca uzandığı meydana. Kentin çıkışında Toscana Vadisinin yeşilini izleyip huzurla otobüse doğru yürümeye başladım.
Bu yaz tekrar gitmeyi umuyorum, bakalım.

Miss.Yurt said...

Böyle Yerleri Gezdiğiniz İçin Size Teşekkür Etmek İstiyorm. Biz Gezemesekte Sayenizde Gezmiş Kadar Oluyoruz... Buraya Kesinlikle Bayıldım. Şehirlerde En Sevdiğim Şeylerden Birine Sahip ; Taş Evler; Dar Ve Şirin Sokaklar, Asfalttan Yoksun -iyiki öyle- Yollar. İtalya'ya Zaten Gitmek istiyordum Sayenizde İçimdeki Bu Kıvılcım Biraz Daha Arttı... :)

FKH said...

bütün italya'yı otostopla gezmiş biri olarak söylüyorum ki; italya güzeldir..

hele de lucca..

efendim. yeni tanıma fırsatım oldu bloğunuzu. lakin iyi geldi bünyeye. anıları yad ettirdi..

sağolun..

Göçebe said...

İltifatlarınız için çok teşekkür ederim. Gezdiğim yerleri sizinle paylaşacak olmak benim için inanılmaz bir motivasyon kaynağı. Böylece hem daha çok, hem de daha bilinçli geziyorum...

Zeynep Özmen Ünlü said...

okudum okuyorum, cok keyif aldım, bir daha ki kartpostala bende katılacagım.
sevgıler