Kulak Pası.
Sene 2008. Nairobi'de yaşıyoruz o zamanlar. Hamileliğin 4. ayındayım üstelik. Canım inanılmaz " dut " çekmeye başladı. Allah'ın Afrika " sında dutu kim kaybetmiş ki ben bulayım! Neyse birinci gün, ikinci gün derken üçüncü gün eşime dut istediğimi söyledim. Bir umut markete gidip, bakındık. Envai çeşit tropikal meyve mi ararsın yoksa ithal böğürtlen, yaban mersini ya da cranberry mi ( kızılcık sanırım) ?. Hepsi vardı markette ama dut yoktu işte. Afrika'dasın değil mi, insan papaya aşerir, durian aşerir olmadı passion fruit ya da hint ayvası aşerir. Zamansız zamanlarda bulunmayacak yiyecekler istemekmiş ya aşermek, ben de ezberi bozmayıp Afrika'da dut istiyorum. Neyse Nairobi'deki bütün marketleri gezip dut bulamayınca eşim; "Üzülme, Türkiye'den göndertiriz " dedi. Türkiye'de ise mevsim nerdeyse kıştı ve bu mevsimde dut bulamayacağımızı ikimiz de çok iyi biliyorduk. Kimseyi üzmemek için dut mevzusunu kapattım orada bir daha da açmadım.
Hamileliğim boyunca hiç aşermedim (acaba?), aşermeye inanmadığım için belki de. Canım şunu istedi, bunu istedi gibi şımarıklıklarım da yoktur. Ben bir yandan içimdeki bu amansız dut isteğinin nereden peydah olduğunu düşüne dururken bir yandan da "şimdi dut yiyemezsem bu yüzden de çocuğumun vücudunda hatta yüzünde kocaman bir dut şeklinde doğum lekesi olursa " diye pimpiriklenerek önceden prim vermediğim hurafeleri? de peş peşe sıralamaya başladım.
Neyse ki bu dut isteğimi abartmadan ve onun yerine de böğürtlen yiyerek geçiştirdim. İşte aradan bir ya da iki hafta geçtikten sonra artık dut istediğimi bile unuttuğum bir gün kapı çalındı. Elinde plastik bir torba ve içinde de bir kiloluk hazır dondurma kabı ile Kenyalı çalışanımız gülen gözlerle bana bakıyordu. "Hayırdır, hamileyim diye ugali mi getirdin bana? " dedim ( ugali:mısır unu ve su ile pişirilen bir Afrika yemeği). " Hayır, eşiniz gönderdi bunu " deyip gitti. Poşeti açıp plastik dondurma kabının içine baktığımda ise çığlık attım ve göz yaşlarıma engel olamadım tabii.
Evet, plastik dondurma kabının içinde dutlar vardı. Hem de tohumu Türkiye'den götürülen bir dut ağacının ilk dutları.
O sırada da telefon çaldı, arayan eşimdi. " Mutlu oldun mu? " dedi.
Kasım ayında Nairobi'de dut bulmuşum ben mutlu olmayayım da kim olsun? Türkiye'den biri Nairobi'ye gidecek, oraya dut ağacı dikecek, o dut ağacı büyüyecek, meyve verecek ve onları ilk ben yiyeceğim. İnanılır gibi değildi!
Her şey istemekle başlıyor sanırım. Daha sonra çekim yasasının işleyişine şahit olup, gerçekten de istediğimiz şeyi kendimize çekip, sahip oluyoruz. Yani düşünceler, hayaller bir süre sonra somutlaşıyor. Mikro düşünce kuantları birleşip makro düşünce bloklarına dönüşüyor bu da bir şekilde insanın hayatını etkileyip, şekillendiriyor.
Evet, plastik dondurma kabının içinde dutlar vardı. Hem de tohumu Türkiye'den götürülen bir dut ağacının ilk dutları.
O sırada da telefon çaldı, arayan eşimdi. " Mutlu oldun mu? " dedi.
Kasım ayında Nairobi'de dut bulmuşum ben mutlu olmayayım da kim olsun? Türkiye'den biri Nairobi'ye gidecek, oraya dut ağacı dikecek, o dut ağacı büyüyecek, meyve verecek ve onları ilk ben yiyeceğim. İnanılır gibi değildi!
Her şey istemekle başlıyor sanırım. Daha sonra çekim yasasının işleyişine şahit olup, gerçekten de istediğimiz şeyi kendimize çekip, sahip oluyoruz. Yani düşünceler, hayaller bir süre sonra somutlaşıyor. Mikro düşünce kuantları birleşip makro düşünce bloklarına dönüşüyor bu da bir şekilde insanın hayatını etkileyip, şekillendiriyor.
Benim de hayallerim var. Bunları gerçekleştirmek için sadece istemek yetmiyor tabii ki çalışmak da gerekiyor. Tazelenmek, dolmak, konsantre olmak, hayallerimi gerçekleştirmek adına sizden bir süreliğine izin istiyorum. Bir nevi internet detoksu diyelim buna. Bir ay, iki ay bilemiyorum ne kadar süre yazmayacağımı ama siz de bu arada benimle hayallarinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum. Burası size emanet aman boş bırakmayın :).
P.S1: Oğlumun sol baldırında dut şeklinde küçücük bir doğum lekesi var :))



18 comments:
isteklerine zamanla ulaşrsın inş..yazını keyifle okudum..
Cranberry ile Kizilcik ayni degil. Kizilcik agac, cranberry ise calimsi bir bitki. Turkiye'de tam karsiligi yok cranberry'nin ne yazik ki :(
Dut agaci, bitkilerin uluslararasi yolculuguna delalet :) Benim bitki askima da :) Dikenin, o meyveleri bulup getirenin ellerine saglik.
Gelelim isteklere... O da Zumbara'nin gunlugunde daha henuz yayimlanmisti :) http://zumbara.wordpress.com/2011/12/14/niyetlerin-gucu-adina/ Sizinkileri de ilave edebilirsiniz. Sahi biliyorsunuz Zumbara'yi degil mi?
Ara verilecegine kendi adima uzuldum ama guzel seyler olacak... Kolay gelsin.
Çok teşekkürler Buket. Herkesin gönlünden geçenlerine kavuşması dileğiyle, sevgiler.
Berceste, cranberry konusunda bilgilendirme için teşekkürler.
Benim için çok kıymetli olan dut ağacı bundan sonra daha da ayrı bir önem taşıyacak. Aklıma şimdi geldi. Bundan sonra yaşadığım her ülkede bir tane dut ağacım olsun.Hemen listeye bunu da ekliyorum :).
Evet Zumbarayı biliyorum hatta üyeyim ama ne yazık ki güncellemeleri çok takip edemiyorum. Şimdi bahsettiğin linke baktım. Ekliyorum benimkileri de :).
İyi dileklerin için çok teşekkürler.
çok güzel bir yazı olmuş. umarım dileklerine kavuşursun. herşey istemekle başlıyor mu gerçekten? umarım hepimiz için öyle olur..
sevgiyle..
Bayıldım yazış stiline de, maceralarına da..dolu dolusun..iyi ki kapımı çalıp ben buradayım demişsin..
Su gibi yazmışsın o kadar keyifle okudum ki. Benim de hamileliğim boyunca hiç öyle isteklerim olmadı. Biraz da kocam kazma olduğundan mütevellit riske girmedim diyebilirim. Sanırım bir gece canım şeftali istemişti de "uyu geçer" gibi bişey söylemişti. Tabi ben bunu 4 sene kafasına kakınca ikinci hamileliğimde akşam 8 civarı istediğim leblebiyi sitenin içindeki kuruyemişçiden "hiç üşenmeden!!" gitti aldı sağolsun:) Birinin şeftali yanaklı diğerinin leblebi burunlu olmasında bir payı var mı aceba:))
Esotron, istemenin gerçekten inanılmaz bir çekim gücü var. Buna defalarca şahit olmuş biri olarak denemeni istiyorum. Mesela istediğin bir şeyi buraya yazarsan biz de bu sürece tanıklık etmiş oluruz :)
Dayatılana yaşamak, bimukabele:) Güzel yorumun için çok teşekkür ederim.
Alışveriş Danışmanı, istersen "koca " mevzusuna hiç girmeyelim. Yoksa bizimkisi yandı :) Ama yazacağım kaçış yolu yok, uygun bir zaman kolluyorum sadece. O gün senin de kulaklarını çınlatacağım :)
" Uyu geçer " mi ? :))). Bu cümlenin üzerine iyi dört yılla kurtarmış seninkisi :)
Yaz güzelim yaz, ben de böyle veri çok, sıkıntı çekmezsin:))
tamam :) polonyaya gitmek istiyorum. bunu kendi bloguma da yazmıştım. şimdi bir mim dolayısıyla tekrar yazacağım 3 edecek :)
seni mimledim yeni yıl dileklerine bilgin olsun
bu harika bir aşk hikayesi...içim doldu resmen...maşallah diyeyim...sevgiler
Dileklerinin gerçekleşmesini diliyorum sevgiler...
Çok teşekkürler Bilge.
bir dut nelere kadirmiş...Hayat bir mucize...
Kesinlikle Kardeşim :)
Post a Comment