Related Posts with Thumbnails

Tuesday, November 1, 2011

Çiçekler Şehri Floransa


Geçtiğimiz günlerde daha önce de gitmemize rağmen doyamadığım Floransa'ya bir kez daha yolumuz düştü.

Bu sefer turumuza muhteşem Floransa manzarasıyla meşhur Michelangelo Tepesi'nden başladık. Hani genç japon çiftlerin kiralık ferrarilerle fotoğraf çektirmeye geldikleri yer.

Fotoğrafta gördüğünüz Arno nehri sayesinde Floransa'da çok güzel çiçekler yetiştiriliyormuş. Zaten şehrin adı da Latince'de  "çiçekler şehri " anlamına gelen Florentia'dan türetilmiş. Çiçekler o kadar güzelmiş ki Roma Hükümdarları'na burada yetiştirilen çiçekler gönderiliyormuş.

Şehrin en önemli meydanı Piazza Signoria (panaromik fotoğraf için burayı tıklayın). Meydanda dünya sanatına damgasını vurmuş bir çok heykelin aslında kendileri de birer sanat eseri sayılabilecek replikaları var. Bunlardan bazılarının hikayelerini paylaşmak istiyorum sizinle.




Ratto Delle Sabine (Sabine Kadınlarının Kaçırılması)

Romalı askerin kucağına alıp kaçırdığı Sabine kadını ve ayaklarının altında ezilen Sabine erkeğini anlatan Hollandalı sanatçı Giambologna'ya ait heykelin orjinali Galleria Dell Academia'da bulunuyor.

Roma'nın kuruluş yıllarında hırsızından çapulcusuna kadar tüm erkekler askere alınmış ve bir süre sonra erkek nüfusun çok fazla olduğu ve şehirde hemen hemen hiç kadın kalmadığı anlaşılmış. Daha sonra Romalılar Mars'ın doğum gününü kutlamak amacıyla Sabin şehri halkını şölene davet etmişler. Şölen esnasında Romalı askerler Sabine kadınlarına tecavüz edip, onları alıkoymuşlar. Sabin erkekleri bir ordu kurup kadınlarını kurtarmak üzere Roma'ya döndüklerinde ise hayal kırıklığına uğramışlar. Çünkü Sabin kadınları yeni kocalarını tercih ederek, savaşta Romalı askerlerin yanında yer almışlar. O gün bugündür kocasını terk eden nankör kadınlara "sabiş" denmeye başlamış. Şaka şaka :)

Sabine kadınlarının kaçırılması hikayesi bir çok sanatçıya ilham vermiş.  İtalyan ressam Luca Giordano'ın  şu eseri bir barok baş yapıtı sayılıyor.









                        Perseus ve Medusa Heykeli

Yunan mitolojisinde yer alan bir canavar olan Medusa, insan olarak doğduğu için ölümlüdür ve gözlerinin içine bakan herkesi taşa çevirebilme yeteneğine sahiptir. Perseus, başını keserek öldürdüğü Medusa'nın kafasını kalkanına takarak düşmanını taşa çevirirmiş. Bu yüzden Roma döneminde Medusa'nın koruyucu özelliği olduğuna inanılırmış ve lahitlerin üstüne Medusa başı çizilirmiş.

Türkiye'de de Didim Apollon Tapınağı'nda ve Yerebatan Sarnıcı'nda Medusa figürleri bulunuyor.



Piazza Signora'nın en önemli yapısı eski belediye sarayı olan Palazzo Vecchio'nun (eski saray) girişinde solda Michelengelo'nun David Heykeli'nin sağda ise Baccio Bandinelli'nin Herkül ve Cacus Heykeli'nin replikaları bulunuyor (bu heykellerin orjinalleri de Galleria dell Academia'da). Kapının üzerindeki aslanların arasında bulunan "Christ is (the) King" yazısı ise ölümlü hiçbir idarecinin mutlak hakimiyeti olmadığını anlatıyor.

Michelangelo'nun hiç bir ekleme yapmadan 5.5 metrelik bir mermer bloğundan yaptığı David heykeli, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en  güzel insan vücudu heykeli olarak tanımlanıyor. Tahmin edebileceğiniz üzere bu heykelin de çok ilginç bir hikayesi var:

Michelangelo çok küçük yaşta annesini kaybetmiş ve babası başka bir kadınla evlendikten sonra yeni annesi ona çok kötü davranmış. Bunun üzerine babası Michelangelo'yu Floransa'daki bir yetimhaneye bırakmış. Yerde bulduğu taşlara elindeki çiviyle rahibe figürleri kazıyan Michelangelo, bu yeteneğiyle oradakilerin dikkatini çekmiş ve kendisini geliştirmesi için dönemin ünlü taş ustalarından birinin yanına verilmiş. Michelangelo kısa zamanda kendisini kanıtlayarak Vatikan için işler yapmaya başlamış. Dönemin papası Michelangelo'ya üç tane heykel siparişi vermiş. Bunlar Pieta, David ve Musa'nın Hükmü heykelleri.

Michelangelo, Pieta'sını tamamladıktan sonra Papa'nın ikinci siparişi olan David heykelini yapacağı mermerini bulmak üzere Floransa'ya döndüğünde ise gençlik aşkı Davidia'nın evlendiğini öğrenmiş. Piazza Dell Signoria'da sevgilisiyle karşılaşan Michelangelo, Davidia'ya "Bir daha senin vücudunu göremeyecek miyim?" diye sormuş. Davidia ise, artık evlendiğini ve karısına ait olduğunu söylemiş. Bunun üzerine Michelangelo "Eğer ben senin vücudunu göremeyeceksem, dünya döndükçe bütün alem senin vücudunun tüm hatlarını bilecek" demiş ve o gün David heykeline Davidia'nın vücudunu vermeye karar vermiş.

Bir süre sonra Papa'ya heykelin mükemmel bir şekilde bitirildiği haber verildiğinde ise küçük bir sorun varmış. O da heykelin tamamen çıplak olmasıymış. Papa heykeli görür görmez, "derhal imha edin bunu" demiş. Fakat Michelangelo'ya ve eserine Medici ailesi sahip çıkmış ve heykeli Piazza Dell Signoria'nın baş köşesine dikmişler. Heykel, 400 yıl boyunca şehrin yönetim merkezinin önünde durmuş.



Palazzo Vecchio'nun girişinde yer alan Verrocchio'nun Putto çeşmesi
(Putto: Kanatlı ya da kanatsız çocuk heykellerine verilen isim)



Fontana Dell Neptun (Neptün Çeşmesi)

Ammanatin'nin eseri olan Neptün Çeşmesi'nde, ortada mermerdem yapılmış deniz tanrısı Neptün heykeli etrafında ise yine mermerden yapılmış deniz kızları ile  erkek deniz tanrıları bulunuyor. Michelangelo,  çeşmeyi görünce Ammanatin'e "yazık ettin güzelim mermer parçasına" demiş.


 Giambologna tarafından yapılan Cosimo Medici Heykeli

Floransa Leonardo, Dante, Donetello, Michelengelo, Galileo gibi pek çok  ilim ve sanat adamına ev sahipliği yapmış  ve bu sayede İtalyan rönesansının doğduğu şehir olmuş. Bundaki en önemli pay ise şüphesiz Medici (doktorlar anlamına geliyor) ailesinin. Döneminde siyasi ve ekonomik bir dev olan, 4 de papa çıkaran  bu aile, bilim insanı ve sanatçılara büyük destek vermiş.