Related Posts with Thumbnails

Friday, February 17, 2012

3 Yaş Sendromu

YH yeni bir döneme girdi. Gerek duygusal gerekse fiziksel olarak beni bu zamana kadar en çok zorlayan bir sürece ayak bastı. 3 yaş sendromu, kişilik oluşumu...ne ad koyarsak koyalım sancılı bir dönem, en azından benim için.YH açısından bir problem yok o hayatından oldukça memnun ama ben mutsuzum. Neden mi?


Son iki haftadır YH resmen mutlak monarşi ilan etti. Saçma salak şeyler için kriz çıkıyor evde. Onu ben getiricem, bunu ben yapıcam... Atıyorum okuduğumuz masal kitaplarının birinde çocuklar atlı karıncaya mı biniyor bizimkisi başlıyor hemen  "ben binicem " demeye. Uykusunda bile  " hayır, ben ben " diye sayıklıyor. Yani Hammurabi halt etmiş yanında. Kaldı ki biz de güvenliğini sağlamak şartıyla her şeyi tek başına yapmasına teşvik ediyoruz. Bu yüzden dökülen sütlerin, meyve suların, kırılan tabakların ve bardakların haddi hesabı yok. Türkiye'den gelen herkesten ince belli çay bardağı istiyoruz. Yakınlarımızın Roma'da bardak ticaretine giriştiğimizi düşünmelerinden endişe duyuyorum. :)

Ayrıca hayatımızın büyük bir kısmı flashback lerden oluşmaya başladı. Örneğin, YH benim getirdiğim herhangi bir şeyi alıp gidip yerine koyuyor ve tekrar kendisi getiriyor. Her şeyi ama her şeyi böyle yapıyoruz. Bir yaptığımız şeyi şanslıysak 2 daha da kötüsü  bazen 3-4 kez tekrarladığımız oluyor. Hele bir de asansör maceralarımız var  ki evlere şenlik. Yok kapısını sen kapattın, yok düğmesine ben basıcam...

Tabii en yorucu kısmı sabahtan akşama kadar  benimle oynamak istemesi. Kondüktörcülük, pilotçuluk oynamaktan fenalıklar geçiriyorum.  "YH çok yoruldum, lütfen biraz da tek başına oyna " dediğimde de gelip öpüyor sonra " Doktor oldum, bu ilacı iç " deyip hayali bir şeyler içiriyor bana. Üstüne de sarılıp kocaman öperek tekrar oyuna çağırıyor beni. Gel de oynama!. Hem annesiyim hem de arkadaşı yani. Annemin benimle seksek oynayıp, ip atladığını hatırlıyorum ama böyle sabahtan akşama kadar da oynamazdı. Gerçi benden bir yaş küçük bir erkek kardeşim olduğu için günümün büyük bir kısmı onunla didişmekle geçtiği için canım pek sıkılmıyordu .:)

Kendimce çözümler bulmaya çalıştım bu süreci kolay atlatabilmem adına. Mesela, saklambaç oynarken onun hemen bulamayacağı bir yere saklanıp kısa süre bile olsa bir şeyler okumaya çalışıyorum. Audio book aldım bir sürü. En azından lego falan yaparken dinleyeyim diye. Ayrıca bizimkisinin arızaya bağladığı zamanlarda hemen olay yerini terk ediyorum. Sakinleşince de zaten yanıma gelip özür diliyor. Bu arada böyle zamanlarda, babası YH'ye  "annen out of order  " dediğinden bizimkisi " anne bozuldu " diyor. 

Anne-baba olmak çocuğun karnını doyurup, yeni kıyafetler ve oyuncaklar almaktan ibaret değil elbette.  Onun aklını, kalbini ve ruhunu doyurmak önemli olan. Bu yüzden çocuğun en güzel oyuncağı annesi ve babasıdır. Ama düşünmek, bilmek her zaman insanı mutlu etmiyor. Anneler de zaman zaman arızalanabiliyor.

Piyasada çocukların psikolojisiyle ilgili bir çok kitap var. Pek çoğunu da okudum. Benimle oynar mısın anne?, sevgi merkezli çocuk eğitimi, mahallenin en mutlu yumurcağı...  Peki  "mahallenin en mutlu annesi " ya da  "çocuğum birazcık da tek başına oyna " diye kitaplar var mı? Hani şu  2 -3 yaş sendromu dedikleri şeyin annede yarattığı buhranları anlatan  "aman çocuğum mutlu olsun  başka bir şey istemiyorum derken ruh sağlığını kaybeden anneleri " anlatan kitaplardan bahsediyorum.


Şaka bir yana ama yıllaar oldu karı- koca birlikte sinemaya, konsere, yemeğe gitmeyeli. Onu bırakın karşılıklı kahve içip iki çift laf edemiyoruz. Bunun sorumlusu kim peki? Tabii ki hiç kimse. Sadece  hayatımızın cilveleri ( kazıkları).

Çocuk candır, kutsaldır iyidir hoşdur da annenin canı patlıcan mıdır? Bunun 3 yaş sendromu var, 4'ü var, 5'i, 6'sı...Hayat geçer mi böyle ? Y(u)HARŞİ sıkıldım, bağımsızlık istiyorum.


Bunu geçenlerde YH'nin babası gönderdi. Bana bir mesaj mı vermek istiyor acaba? :)


P.S.1: Dün bunalımdan çıkmak için alışverişe gittim. Öyle ayakkabı, çanta falan almadım yanlış anlaşılmasın. En fiyakalısından legolar aldım kendime. İçinde zürafa, fil hatta safari arabası bile var.  Bir nevi lego terapisi  yani.

P.S.2: " Son Kervan " haberini buradan izleyebilirsiniz.

10 yorum:

Berceste said...

Eyvah eyvah ben de 3 ile rahatladik, 2 yas sendromundan kurtardik diyordum. Akibetimiz bu mu olacak? Simdilik oyuna ve bize yapismak disinda benzer bir durum yok. Ama gecenlerde ben de dusundum, tek cocuk olarak kendi kendime oynardim. Bu kadar benimle oynayan bir dedem vardi ama o bile her dakika degil! Gecenlerde benim en yakin arkadasim annemle babam buyurdu bizim ki :P Bakalim daha neler gorecegiz?

Dayatılanla Yaşamak said...

kolay gelsin ne diyeyim.. yolun başı daha.. ama tüm dertler bu olsun.. sevgiyle kalın.. YH yı şöyl bir öpüver..

ALIŞVERİŞ DANIŞMANI said...

Ada 3 yaşındayken ne kadar çıldırtıcı olduğunu hatırladım. Hemen akabinde Crazy 4 geldi. 5 olunca herşey bitecek diye inandım, 6 yaşında dünyayı yönetiyor. Bence yaşla alakası yok, buldumcuk anne babaların hökela çocukları işte:)))))

İkiz Annesi said...

Öyle iyi anlıyorum ki ben duble yaşıyorum bu sendromu da kızlar 3,5 yaşındalar ve 6 aydır BEN rüzgarları esiyor evde.
Benimle yarışıyorlar "ben yapacağım" diye ama yetmiyor bir de birbirleri ile yarışıyorlar:))

Ve aynen ben de özledim sinema,yemek,başbaşa bir iki çift laf edebilmek ahhh ahhh.

Bir de bazen bunları özledim dediğimde e çocukları uyut öyle yap diyen çok bilmişler var ya bir gün fena olacak:))

Göçebe said...

Berceste, YH'ye de hak veriyorum. Kuzucuğun öyle devamlı görüştüğü bir arkadaşı yok. Bu yüzden beni arkadaşı belledi :).

Türkiye'de olsaydık mesela yine aynı süreci yaşar mıydık bilemiyorum.

Göçebe said...

Teşekkürler dayatılanla yaşamak.

Göçebe said...

Alışveriş danışmanı, son iki haftadır böyle. Dedesi, anneannesi, dayısı, halası kısacası onu şımartacak herkes Türkiye'de olduğu için ukelalıkları bize pek sökmüyor. Bu başka bir şey bence :).

Göçebe said...

İkiz annesi, bunu söyleyen arkadaşlar bekar sanırım :)

Tebessüm said...

Kolay gelsin Göçebe,

En güzeli anne babanın çocuğunu tanıması ve yaşadığı dönemi bilmeleri.

hulofera said...

bizimkisi 1.5 yaşında, herşeyi süreklibirlikte yapmak istiyor.. skıntı basıyor bazen.. geleceğini düşününce karamsarlığım arttı :S

bizden kopmaları için ya komşu bi arkadaş ya da kardeş olmalı sanırım..