Related Posts with Thumbnails

Saturday, January 19, 2013

Merhaba Yeni Dünya

Öncelikle blogdaki uzun sessizliğimden dolayı herkesten çok özür dileyerek başlamak istiyorum bu yazıya. Gerçek dünyadaki hayatı yakalamaya çalışırken ne yazık ki zaman su gibi akıp geçmiş.

 Bu süre zarfında hayatımızda o kadar çok şey değişti ki! Şimdi nereden ve nasıl başlayacağım konusunda zorlandığımı itiraf etmeliyim.



 Roma'ya vedamız Nairobi'deki kadar duygusal olmadı. Ama veda zamanlarında içimi arabesk bir hüznün kapladığı doğru. Bu, belki de insanın kendisine ait hatıraları orada bırakmasının hüznüdür. Kim bilir?




Ankara'ya döndükten sonra ev, eşya, araba derdini halletmemiz epey zamanımızı aldı. Ankara'ya alışmam da kolay olmadı. Bir kaç ay turist gibi gezdim.  3 sene önce bir okur bana  şu yazıda farklı ülkelerde yaşamanın bende neleri değiştirdiğini sormuştu. " Bunu tam olarak Türkiye'ye gittiğimde anlayabilirim. " demiştim. Nitekim de doğruymuş. Daha önce beğendiklerimi beğenmemeye, nefret ettiğim şeyleri ise sevmeye başladığımı fark ettim.




YH okula (kreş) başladı. Ama okula alışması hiç kolay olmadı. Haftalarca okul kapısında nöbet tuttum. Okulun psikologu, hep benimle birlikte vakit geçirdiği için YH'nin bana gereğinden fazla bağımlı olduğunu söyledi. Benden sağlıklı bir şekilde ayrılması için YH'ye uygun bir program belirledik. İlk zamanlar ben de onunla birlikte sınıfa gittim. Sonra 2 saat, daha sonra 3 saat ayrı kalma derken  3. ayın sonunda YH ağlamadan okula gitmeye başladı. Daha da önemlisi YH'nin Türkçesi çook ilerledi. Bu arada YH Roma'da iken  "büyüyünce kitap okuyucusu olucam " derdi. Okul dönemiyle birlikte sürekli hastalanınca doktorlar ile fazla haşır neşir olduğundan mıdır nedir şimdi ise " acil doktoru olucam. " diyor. 



Ben işe başladım. Muhabir değilim ama. Yukarıdaki fotoğrafı geçen sene Nisan ayında, Can Bonomo, Eurovizyon'a katılacağı şarkının tanıtımı için Roma'ya geldiğinde çekmiştim. Yaptığım haberin detaylarını şuradan izleyebilirsiniz. Sizin de göreceğiniz üzere kameralarla barışık değilim. Haber müdürümün yüzümü göstermem konusundaki ısrarlarına rağmen şimdiye kadar sadece sağ elim meşhur oldu :). Hele ki canlı telefon bağlantılarımız evlere şenlikti. Neyse ki  kalp krizi falan geçirmeden eşimle birlikte tayin olup çalışabileceğim bir meslek edindim kendime. Bir çırpıda olmadı bu  pek tabii. KPSS- test- yazılı- mülakat derken çok zor bir sınav sürecinin ardından  iş hayatının tam ortasında buldum kendimi.

Durum işte böyle sevgili okur. Şeytanın bacağını kırmış olmanın mutluluğu ve yeni yazılar ile geri döndüm. 

2 yorum:

Anonymous said...

merhaba bazı fotoğrafları ve yazıları kayıt etmek istiyorum ama sayfa izin vermiyor neden merak ettim düzelmetiniz mümkün mü ayarlardan.

Aner said...

Cok guzel fotograflar , cok guzel bir yazi :))